Sırrı Sakık’a mektup

Salı, 05 Şubat 2013 14:38

[HÜRRİYET] Medyadan takip ettiğimiz kadarıyla siz Kürt halkının anayasal haklarının sağlanması konusunda gerek meclis içinde gerekse meclis dışında çalışmalar yapan bir insansınız.

Meclis kürsüsünde yapmış olduğunuz üslubu ve içeriği tamamen yanlış ve kışkırtıcı olan konuşmanıza birkaç cümle ile aydınlatıcı bir cevap vermek istiyorum.
Ancak hiçbir şekilde kışkırtıcı, tahrik edici yalan yanlış cümlelerle başka halkları tahkir eden bir düşünceye ve bir üsluba asla yer vermek istemiyorum. Esasen mensubu bulunduğum Çerkes halkının yaratmış olduğu kültürde sizin kullandığınız gibi bir ifade tarzının kullanılmasına yer yoktur. Bu bizim ne kültürel terbiyemize ne ahlakımıza uymaz.
Şimdi size birkaç hatırlatmada bulunmak istiyorum. Anadolu ile ve Anadolu’da devlet kurmuş olan Hititlerle Çerkesler arasındaki bağın ve ilişkinin gerçeği ve mahiyeti sizin bilgi ve uğraşı alanınız değildir. Sizin yerinizde olsam böyle bir polemiğe asla girmezdim.
Konu hakkında Hititologlarca yapılan sayısız araştırma ve eserlerde Hititlerin kurucu unsurlarını oluşturan Hattilerin, Kafkas kökenli oldukları tartışmasız olarak kabul edilmektedir. Kaynakları saymak bir makalenin hacmine uymaz ancak Türkiye’nin yetiştirdiği en iyi Hititologlardan olan Ahmet Ünal’ın bir cümlesini size hatırlatmakla yetineceğim. Hititlerle ilgili iki ciltlik kitabında "Hititler Olmadan Kafkasya’yı Kafkaslılar olmadan da Hititleri anlamanın imkanı yoktur" vurgusunu yaptıktan sonra bu iki kültürün aynı kökenli bir kültür olduğunu açıkça ifade etmektedir. Diğer taraftan 1883 yılında çıkan Natianol Geographıc ilk sayılarında Arien ırkının (beyaz ırkın) kökeninin Kafkasya olduğu vurgulanmaktadır. Bu nedenle medeniyet hazinesine gerçekten kalıcı bir kültür katmış olan Çerkes halkına dağdan inmiş gibi küçültücü bir vasıfla temas etmenizi gerçekten size yakıştıramadık. Diğer taraftan eğer gerekirse demografik etütler yapılabilir Çanakkale Savaşı’na hangi halkın insanlarının daha fazla katıldığı ve orada öldüğü şehit olduğu kolaylıkla tespit edilebilir. Ne var ki daha Osmanlı döneminde Diyar-ı Bekir adıyla Kürdistan olarak anılan bir anlayışla Kürt kökenli halktan giden ve Çanakkale’de ölen kimselerin kimliği kendi kimlikleri ile tarihe geçirilmeye çalışıldığı gibi... Kafkasya’dan Osmanlı’ya bir sürgün sonu gelmiş olan Çerkeslerin politika olarak siyasi düşünce olarak ve davranış olarak Osmanlı ile ve Türkiye Cumhuriyeti ile uzlaşma içerisinde hareket ettikleri için Çerkes adını Çanakkale Savaşı’nda tescil ettirme geleneğini bile duymadılar. Sayın Sakık anayasal haklarının hiçbir ayrımcılık yapmadan sağlanması ve savunulması mücadelesi verilirken, sizin gibi bu mücadelenin aslı elemanı olması gereken bir kimsenin başka halkları ve onların haklarını tahkir etmeye ve onlara saygısız davranmaya hakkı yoktur. O zaman şu soruyu soruyorum size:
Kürtlerle Türk’leri hiç kimse eş değerde ve eşit olarak göremez diye mecliste konuşma yapan CHP İzmir milletvekili ile aranızda ırkçılık ve faşizan yaklaşım için ne fark kalıyor. Bunu merak ediyorum.
Nilhan AYDIN

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/22510956.asp?fb_action_ids=10151396915389729&fb_action_types=og.recommends&fb_source=timeline_og&action_object_map=%7b%2210151396915389729%22:525341470819486%7d&action_type_map=%7b%2210151396915389729%22:%22og.recommends%22%7d&action_ref_map=%5b%5d

Haberler

  • Son Eklenenler
  • Çok Okunanlar
  • Rastgele