Denge ve Denetleme Ağı Trabzon Toplantısı

Perşembe, 27 Haziran 2013 16:20

*BASIN BÜLTENİ*

*27 Haziran 2013*

* *

*Birçok farklı görüş ve kesimi temsil eden Denge ve Denetleme Ağı'nın çatısı altında çalışmalarını yürüten İzleme Grubu, "Yeni Anayasa Sürecinde Şeffaflık ve Katılım İzleme Raporu" çalışmasını tamamladı. 97 sivil toplum örgütünden* oluşan Ağ, bu raporu 27 Haziran 2013 tarihinde Trabzon Gazeteciler Cemiyeti'nin ev sahipliği ile düzenlediği ilk yerel toplantıda kamuoyu ile paylaştı.

40'a yakın medyakuruluşu temsilcisinin katıldığı toplantının ilk oturumunun açılışı, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Özdemir ile Denge Denetleme Ağı temsilcisi ve İnternet Medya ve Bilişim Federasyonu BaşkanıNizamettin Bilici tarafından yapıldı. Bilici, medya mensuplarını öğleden sonra gerçekleşecek olan ve 50'den fazla sivil toplum örgütü temsilcisinin katılacağı ikinci oturuma da davet etti.

Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Levent Köker, *denge ve denetleme mekanizmaları ile hukuk devleti ve demokrasi arasındaki içsel bağlantının önemi* üzerinde durdu.Bu bağlantının, kuvvetler ayrılığına dayalı bir denge ve denetleme sistemini neden zorunlu kıldığını vurguladı.

*Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun yeni anayasa yapım sürecinde, şeffaflık ve katılım ilkelerinin gereklerini ne ölçüde yerine getirdiğini anlatan İzleme Raporu'nu*, Denge ve Denetleme Ağı İzleme Grubu üyesi ve Yeni Anayasa Girişimi temsilcisi Ayhan Bilgen aktardı. Rapor, gerek anayasa gerekse diğer tüm politika üretme süreçlerinin demokratikleştirilmesine yönelik öneriler içeriyor.

Bilgen, Anayasa Uzlaşma Komisyonu tarafından yürütülen yeni anayasa çalışmalarında yurttaşların sürece dahil edilmesiyle tarihi bir adım atıldığını ifade etti. *Yurttaşların aktif olarak karar alma süreçlerine katılabilmeleri ve hükümet çalışmalarını takip edebilmeleri için; hem bilgiye ulaşmalarının hem de paylaşılan bilgilerin kolay anlaşılabilir olmasının**vazgeçilmez olduğunu söyledi**.* Görüş alma sürecine güven duyulması için karar vericilerin görüş verenlere geri bildirimde bulunmasının öneminin altını çizdi.

*DENGE VE DENETLEME AĞI temsilcileri,*

*Yeni anayasada denge ve denetlemenin ancak yurttaş katılımının ve karar verme süreçlerinin şeffaflığının güvence altına alınması ile sağlanabileceğini söyledi. Denge ve denetleme mekanizmalarının Türkiye'de güçlendirilmesini talep edip, hangi sistem olursa olsun bumekanizmaları içermesi gerektiğini bir kez daha vurguladılar.*

  Ağ temsilcileri, yurttaşların:

Ø           Duyulma, dinlenme, anlaşılma ve dışlanmama,

Ø           Kararların kamuoyuna açık bir şekilde alınması,

Ø           Karar verme süreçlerine her aşamada katılma,

Ø           Karar vericilerin yasama süreçlerinde şeffaflığı sağlamaları,

Ø           İşlevsel bir güçler ayrılığı ile toplum ve bireye dayalı bir denge ve denetleme mekanizmasının ülkemizde tesis edilmesi taleplerinipaylaşarak;

*çoğulcu, eşitlikçi, özgürlükçü ve katılımcı bir demokrasinin ancak denge ve deneteme ile sağlanabileceğine inandıklarını belirttiler.***

*Ağ temsilcileri, 2011 genel seçimlerinde siyasi partilerin topluma verdiği yeni anayasa sözünü hatırlattılar. Bütün siyasi partilerin, yeni bir anayasa yapımına ilişkin sözlerini, siyasi kırmızı çizgilerinin üstünde tutmaları gerektiğine inandıklarını belirttiler. Yeni anayasa sürecinin, tüm siyasi partilerin katılımıyla, şeffaf bir şekilde devam etmesine ilişkintaleplerini yinelediler.*

*DENGE VE DENETLEME AĞI HAKKINDA:*

Denge ve Denetleme Ağı'nı, ülkemizde *gerçekten işleyen bir güçler ayrılığı ile güçlü bir denge ve denetleme sisteminin sağlamasına* etkin olarak destek vermek için, 2012 yılının Temmuz ayında kurduk. O tarihte sadece 13 örgütken, bugün pek çok farklı görüşü ve kesimi temsil eden 97 örgütüz. 81 ilde yaşayan, farklı görüşlerdeki siyasi partilere oy verenbizleri BİR ARADA tutan, hepimizin* gücünün asla tek bir elde toplanmaması* gerektiğine olan inancımız. *Gücün erkler **arasında paylaşılması ve birbirlerini dengeleyip denetlemesinin, sivil toplum örgütleri ve yurttaşların karar verme süreçlerine etkin bir şekilde katılmasının, ifade özgürlüğünü desteklemesinin demokrasimiz için vazgeçilmez olduğunu düşünüyoruz.*

Aslında, Denge Denetleme Ağı'nın temellerinin atılması daha öncesine dayanıyor. Yeni anayasa yapım sürecinin 2011'de başlamasıyla birlikte, Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi (İPM); Meclis, bakanlıklar, sivil toplum örgütleri, üniversiteler, düşünce kuruluşları, önceki dönem milletvekilleri ve gazetecilerden oluşan 120 kişiyi denge ve denetleme sisteminin güçlendirilmesi için Çalışma Grupları altında bir araya getirdi. Bu grup, *Meclis'in güçlendirilmesi, yargının bağımsızlığının sağlanması ve rekabetçi bir siyasi parti ve seçim sisteminin oluşması konusunda 108 öneride uzlaştı.*(http://ipc.sabanciuniv.edu/project/strengthening-turkeys-checks-and-balances-system-through-constitutional-reform/)

Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun görüş alma sürecini tamamladığı 2012 yılı Mayıs ayında Çalışma Grubu üyeleri bir kez daha bir araya gelerek, kuvvetler ayrılığı ile denge ve denetleme alanlarında kamuoyu ve siyasi desteğin nasıl sağlanacağı üzerine tartıştılar. Böylece *demokratik reformların yapılmasını desteklemek için uzun vadede savunuculuk çalışmaları yürütmesi*amacıyla Denge ve Denetleme Ağı oluştu ve bir deklarasyon kaleme aldı.

*Katılımcı bir demokraside *denge ve denetleme mekanizmalarının işletilmesi ve erkler ayrılığının sağlanmasının sadece yasama-yürütme ve yargının birbirlerini dengelemesi ve denetlemesinden ibaret değildir; toplum ve yurttaşların bizce bütün erklerin üzerinde yer alırlar.

*Denge ve denetlemenin, ancak katılım için gerekli olan mekanizmaların kurulup işletilmesi ve karar verme süreçlerinde tam bir şeffaflığın sağlanması ile mümkün olacağını düşünüyoruz, bu bağlamda:*

1.       Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi de aynı güçler ayrılığı gibi denge ve denetlemenin vazgeçilmezidir.

2.       Siyasi hayatın demokratikleştirilmesi ve doğallaştırılması ile düşünme, ifade ve örgütlenme özgürlüğü genişletilmelidir.

3.       Yasama ve yerel karar alma süreçlerinde, katılım ve şeffaflığın sağlanması için çalışmalar ivedilikle yapılmalıdır.

4.       Katılım süreçleri için belirlenen ilkeler, kurallar ve prosedürler kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

5.       Katılım ve şeffaflığın sağlanması için teknoloji ve bilişimin kullanılması çağımızın ve demokratikleşmenin zorunluluğudur. Engellenmemeli, bilakis özendirilmelidir.

6.       Karar vericiler, yasama süreçlerinin şeffaf ve katılımcı bir şekilde sürdürülebilmesi için aşağıdaki somut mekanizmaları hayata geçirmelidirler:

o    Yurttaşlardan yazılı görüş alınmalı

o    İnternet üzerinden görüş toplanmalı,

o    Görüş alma toplantıları düzenlenmeli,

o    Süreç için belirlenen ilkeler, kurallar ve prosedürler kamuoyu ile internet aracılığıyla paylaşılmalı,

o    Çalışmalara ve sürece ilişkin güvenilir, yeterli bilgi ve takvim zamanında ve düzenli olarak kamuoyu ile paylaşılmalı,

o    Karar vericiler aldıkları görüşlerle ilgili geri bildirimde bulunmalı.

*DDA var olan koşullarda yeni anayasa sürecine odaklanmakla birlikte, savunuculuk çalışmalarını uzun vadede sürdürerek, yasal çerçeve ve uygulamada ne tür değişiklikler yapılması gerektiği üzerinde çalışmaya devam edecek.*

*DENGE VE DENETLEME AĞI İZLEME GRUBU HAKKINDA:*

Denge ve Denetleme Ağı İzleme Grubu'nun amacı; Türkiye'deki demokrasinin sağlamlaştırılmasını desteklemek, siyasi süreçlerin uluslararası şeffaflık ve katılım standartlarıyla ne derece örtüştüğünü takip etmek, yapılan reformlarla denge ve denetleme sisteminin ne derece güçlendirildiğini izlemek ve bu alanlarda öneriler oluşturmaktır.

Bilgi için: Denge ve Denetleme Ağı Sekretaryası, Fulden Ergen Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Haberler

  • Son Eklenenler
  • Çok Okunanlar
  • Rastgele