2015 Genel Seçimleri Üzerine

Salı, 17 Şubat 2015 04:40

Sivil toplum ve onun örgütlenmiş yapıları olan Sivil Toplum Kuruluşları bir ülkede demokrasiye yaptıkları katkının yanında sosyal alanlarda da yaşamsal bir misyonu yerine getirmektedir. Sivil toplum kuruluşları kamuoyu oluşturarak toplumun taleplerinin dile getirilmesi ve dikkate alınmasında önemli işlevler üstlenmektedir.

2015 Haziran ayında yapılacak olan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) seçimlerine doğru Türkiye kritik bir dönemden geçmektedir. Demokratikleşme süreci, giderek artan bir siyasal ve toplumsal kutuplaşmanın baskısı altında tökezlerken, dünya ekonomisinde 2008'den itibaren yaşanan kriz Türkiye'de belirsizlikleri ve kırılganlıkları artırmakta, başta Orta Doğu ve Ukrayna olmak üzere Türkiye'nin yakın çevresin yoğunlaşan sıcak çatışmalar Türkiye'yi de doğrudan etkilemektedir.

Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin siyasi yapısını belirleyecek olan TBMM seçimleri, kimlikleri ve kültürleri ile varoluş mücadelesi yürüten Çerkesler ve tüm sivil toplum kuruluşları açısından özel bir önem kazanmıştır.

Kaffed 2015 seçimlerine, tüm üyeleri tarafından örgütlü mücadelesi sonucu oluşturulan ilkeleri doğrultusunda yaklaşmaktadır. Hükümet dışı, gönüllü üyelik temelinde etkinlik gösteren bir sivil toplum kuruluşu olan Kaffed, herhangi bir parti veya siyasal gruba bağlı değildir. Bir sivil toplum kuruluşu olarak temsil ettiği toplumun talepleri doğrultusunda siyasi düzlemde demokratik hak mücadelesi yürütmektedir. Bu kapsamda Kaffed'in 2015 seçimlerine yönelik olarak iki temel hedefi vardır:

1) Daha önce çeşitli ortamlarda müteaddit defalar gündeme getirdiğimiz, Türkiye Çerkeslerinin Demokratik Taleplerinin yeniden dile getirilmesi, savunulması ve siyasi hareketlerce yaygın bir şekilde benimsenmesinin sağlanması,
2) Bu demokratik taleplerimizi benimseyecek ve hayata geçirilmesi yolunda çalışacak, samimiyetine inandığımız adayların TBMM'ne seçilebilmesi.


Kaffed Genel Merkezi ve Derneklerimiz siyasi parti temsilcileri ve adaylar ile görüşerek ve Türkiye Çerkeslerinin Demokratik Taleplerini her ortamda ve her fırsatta gündeme getirerek, bu taleplerin siyasi hareketlerin programlarında yer almasını sağlamaya çalışacaktır.

Türkiye Çerkesleri, kimlik ve kültürlerinin yaşatılabilmesi için Türkiye Cumhuriyeti'ndeki siyasi hareketlerden 8 başlıkta özetlenen taleplerinin karşılanmasını beklemektedir:

1. İnsana saygılı yeni bir anayasanın hazırlanması
2. Kimlik ve kültürel hakların güvence altına alınması
3. Anadili eğitiminin yaygınlaştırılması ve Anadilde eğitimin hayata geçmesi
4. Çerkesce televizyon ve radyo yayınlarının yapılması
5. Çerkes kültürüne yönelik sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi
6. Dönüş hakkının tanınması
7. Kuzey Kafkasya Cumhuriyetleri ile ilişkilerin güçlendirilmesi
8. Abhazya ve Güney Osetya'nın tanınması


Kaffed ve Derneklerimiz siyasi partilere ve hareketlere eşit mesafededir ancak farklı kimlik ve kültürleri reddetmeyen, toplumumuzun sorunlarını ve taleplerini gündemine alan, bu yönde faaliyetler gösteren parti veya adayların TBMM'ne seçilmesi, Çerkeslerin demokratik hak mücadelesi açısından önemli bir kazanım olacaktır.

Özellikle Çerkeslerin yoğun yaşadığı bölgelerdeki derneklerimiz, partiler ve adaylar ile görüşerek Çerkeslerin demokratik haklarına cevap veren adayların desteklenmesi konusunda bölgesel olarak ortak tavır belirleme yoluna gidecektir. Ayrıca toplumumuza mensup seçmenlerin davranışını etkilemesi muhtemel kanaat önderlerinin seçim sürecinde rol alması sağlanacaktır.

Kaffed yukarıda sözü edilen siyasi alana katılım yöntemlerinin yanı sıra, demokratik zeminde farklı kimlik ve kültürel taleplerini demokratik yöntemler ile ifade etmeye çalışan toplumsal gruplar ile bir araya gelerek, siyasi alana müdahil olmak için gerekli girişimlerde bulunacaktır. 

Çerkes toplumu olarak demokratik taleplerimizi dile getirme ve siyasi süreçlere etkide bulunma konusunda çekingen olduğumuz açıktır. Bu çekingenliğin en önemli nedeni, demokratik hak mücadelesi konusundaki deneyimsizlik ve siyasi yapılarda yeterince yer almayışımızdır. Bu nedenle özellikle gençlerimizin yerel birimlerden başlayarak siyaset kurumlarına katılmalarına ve siyasi kadrolarda yer almalarına örgütlerimiz özel çaba göstermelidir. Ayrıca siyasete girmek isteyen veya halen siyaset içinde yer alan gençlerimize de temel siyaset bilgilerinin verilmesinin yanı sıra Çerkeslerin siyasi talepleri ve takip yöntemleri konusunda eğitim ortamları sağlanmalıdır. Bu vesilelerle Çerkes toplumundan siyasete atılacakların kendi kimliklerini ve haklarını savunarak siyasete girmesinin altyapısı hazırlanabilecektir.
 
Kaffed olarak, seçim sürecini, yerelden başlayarak tüm ülkede, vatandaşların verilen kararlarda söz sahibi olduğu, yetkililerin hesap verdiği, herkesin kendi olarak kabul ve saygı gördüğü, farklı düşünce, yaşam tarzı ve inanca sahip herkesle bir arada barış içinde yaşandığı demokratik bir kültürün geliştirilmesi açısından önemli görüyoruz. Kaffed, tüm derneklerimiz ve üyelerimiz ile birlikte Türkiye'de demokratik bir kültürün yerleşmesi için üzerine düşeni yapacaktır.

Kafkas Dernekleri Federasyonu



Ek: Türkiye Çerkeslerinin Demokratik Talepleri

1. İnsana saygılı yeni bir anayasanın hazırlanması: Temel hak ve özgürlükleri temel alan, evrensel normlara uygun, sivil, çağdaş bir anayasa hazırlanmalıdır. Yurttaşların dillerini, dinlerini ve kültürlerini istedikleri gibi yaşamalarını engelleyen tüm yasaklar kaldırılmalıdır. İnsan hakları ile dil ve kültürel hakların geliştirilmesini güvence altına alan tüm uluslararası sözleşmeler hiç bir çekince konulmadan onaylanmalı ve uygulanmalıdır. Yeni anayasada yargı bağımsızlığını ve güçler ayrımını güvence altına alacak denge ve denetleme mekanizmaları kurulmalı, siyasi partiler kanunu değiştirilmeli ve tüm vatandaşların eşit temsilini sağlamak üzere seçim barajı kaldırılmalıdır.

2. Kimlik ve kültürel hakların güvence altına alınması: Çerkes kimliğinin ifadesi ve yaşatılmasına ilişkin her türlü engel ortadan kaldırılmalı, bir toplum ve kültür olarak Çerkeslerin varlığı kabul edilmelidir. Türkiye İstatistik Kurumu, Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin sayısını ortaya çıkarmak için nüfus araştırması veya taraması yapmalı ve bu bilgileri kamuoyu ile paylaşmalıdır. Ayrımcılık ve her türlü ırkçılık ile aktif bir şekilde mücadele edilmeli, özellikle ders kitaplarından dil, din, etnisite ve cinsiyet farklılığı temelinde ayrımcılığı ve nefreti körükleyen tüm ifadeler çıkarılmalıdır.

3. Anadili eğitiminin yaygınlaştırılması ve Anadilde eğitimin hayata geçmesi: Devlet, yurttaşların dillerini ve kültürlerini korumaları için sadece izin veren değil, destekleyen bir konumda olmalıdır. Bu kapsamda seçmeli Adıgece-Abazaca ders uygulamalarında yaşanan sorunlar giderilmelidir. Anaokullarından başlanarak eğitim-öğretim yaşamının her aşamasında anadilimizin öğrenilmesi için yasal zemin ve maddi imkanlar sağlanmalıdır. Anadilde eğitim için gerekli yasal altyapı kurulmalı ve uygulamasına geçilmelidir. Halk eğitim merkezleri ve benzeri kuruluşlar aracılığı ile anadil kursları açılmalı, anadili öğretmenleri yetiştirilmelidir. Üniversitelerde talep edilen tüm dillerde akademik çalışmalara imkan tanınmalı, lisans ve lisans üstü programlar açılmalı, enstitüler kurulmalıdır.

4. Çerkesce televizyon ve radyo yayınlarının yapılması: Devlet televizyon ve radyolarında, münhasıran Çerkes dillerinde tam gün radyo ve televizyon yayını yapılmalıdır. Çerkesce yayın yapan özel basın-yayın organları desteklenmelidir.

5. Çerkes kültürüne yönelik sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi: Çerkes kültürünün korunması ve geliştirilmesine yönelik faaliyet gösteren tüm sivil toplum kuruluşlarına destek sağlanmalıdır. Özellikle halkımızın yoğun olarak yaşadığı yerlerdeki yerel yönetimlerde, Çerkesleri temsilini sağlayacak ve Çerkes kültürüne hizmet veren kişi veya kurumlara destek olacak özel birimler oluşturulmalıdır.

6. Dönüş hakkının tanınması: 21 Mayıs Çerkeslerin soykırım ve sürgününün simgesel tarihi olarak kabul edilmeli ve bu tarihsel gerçek tanınmalıdır. Çerkesler anayurtlarından sürgün edilerek zorla çıkarıldıkları için tarihsel olarak anayurtlarına dönüş hakkına sahiptir. Rusya ile çifte vatandaşlık anlaşması yapılarak Türkiye Çerkeslerinin anayurtları ile olan bağları yasal olarak da sağlanmalıdır. Kafkasya'ya dönerek yerleşmek isteyenlerin sosyal haklarının transferi sağlanmalı, bunun için Rusya ile Türkiye arasında sosyal hakların transferi anlaşması yapılmalıdır.

7. Kuzey Kafkasya cumhuriyetleri ile ilişkilerin güçlendirilmesi: Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin akrabalarının bulunduğu Kuzey Kafkasya Cumhuriyetleri, özellikle Adıgey, Karaçay-Çerkes ve Kabardey-Balkar Cumhuriyetleri ile ekonomik ve kültürel ilişkiler geliştirilmeli, Kuzey Kafkasya’ya yerleşen veya iş kuran vatandaşlarımız desteklenmeli, buradaki üniversitelerde okuyan öğrencilere kredi ve burs verilmelidir.

8. Abhazya ve Güney Osetya'nın tanınması: Abhazya ve Güney Osetya egemen devletler olarak tanınmalı ve bu ülkelere yönelik izolasyonlar kaldırılmalıdır. Eskiden var olan Trabzon-Sohum gemi seferleri acilen yeniden başlatılmalı ve İstanbul-Sohum arasında uçak seferleri konulmalıdır. Gürcistan'a yapılan askeri yardımlar durdurulmalıdır. Abhazya, Güney Osetya ve Türkiye’deki kurum ve kuruluşlar arasında ekonomik, kültürel ve eğitsel alanda işbirliği geliştirilmelidir.
 

Haberler

  • Son Eklenenler
  • Çok Okunanlar
  • Rastgele