Azerbaycan-Gürcistan ve Türkiye Üçlü Zirvesine İlişkin Açıklama

Perşembe, 11 Aralık 2014 15:03

Azerbaycan-Gürcistan ve Türkiye Dışişleri Bakanları Üçlü Zirvesi Dördüncü Toplantısı, 10 Aralık'ta Kars’ta düzenlendi. Zirveye katılan Dışişleri Bakanları zirve sonrası ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda "10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü" dolayısıyla değerlendirme yapan Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, insan haklarının korunmasının, Türk dış politikasının ana prensiplerinden biri olduğunu vurgulamasına karşın, aynı açıklamasında Gürcistan'ın toprak bütünlüğünü desteklediklerini belirtti.

Gürcistan Dışişleri Bakanı Beruçaşvili'de Abhazya ve Rusya arasında geçen ay imzalanan işbirliği anlaşmasının "Gürcistan'ın toprak bütünlüğüne karşı atılmış bir adım" olduğunu iddia etti.

Dışişleri Bakanımız Sayın Çavuşoğlu'nun yaptığı açıklama tüm toplumumuzda büyük bir üzüntü ile karşılanmıştır. İnsan haklarına saygılı tüm vatandaşlarımız gibi, Kuzey Kafkas diasporası da Türkiye'nin dış politikasının ana prensiplerinden birinin insan haklarının korunması olması gerektiğine inanmaktadır. En temel insan haklarından biri yaşama hakkıdır. Gürcistan yönetimi, 1992-93'de Abhazya ve Güney Osetya'yı işgal girişiminde gösterdiği gibi Abhaz ve Güney Oset halklarının yaşam haklarını hiçe saymış, Abhaz ve Güney Oset halklarına yönelik olarak sürekli baskı ve yıldırma politikası izlemiş, eline geçen ilk fırsatta saldırgan tutumunu tekrarlayacağını 2008'de tekrar kanıtlamış, Abhazya ve Güney Osetya ile saldırmazlık anlaşması imzalamayı reddederek bu amacının hala devam ettiğini göstermiştir.

Abhaz ve Oset halkları, diğer Kafkas halkları gibi tarih boyunca bağımsız yaşamışlar, ülkelerine işgal etmek isteyen istilacılara karşı her zaman direnmişlerdir. 1917'de Sovyetler Birliği'nin kurulmasından sonra Abhazya, Gürcistan ile eşit statüde bir birlik anlaşması imzalamış, fakat Stalin döneminde Abhazya'nın statüsü değiştirilerek Gürcistan içerisinde "özerk cumhuriyet" haline getirilmiş, Oset halkı da ikiye ayrılarak Güney Osetya Gürcistan'a bağlanmıştır. Bu dönemde Abhazya ve Güney Osetya'da acımasız bir inkar, asimilasyon ve Gürcüleştirme politikası uygulanmıştır. Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecinde Abhaz ve Güney Oset halkları, kendi kaderini tayin hakkını tıpkı Gürcü halkı gibi bağımsızlık yönünde kullanmışlardır. Abhazya ve Güney Osetya bugüne kadar her türlü baskıya, engele ve izolasyona karşın bağımsızlıklarını titizlikle korumuşlardır.

Kafkasya'da barış ve istikrar, ancak halkların haklarının tanınması ile gerçekleştirilebilir. Bölgedeki huzursuzluk ve çatışmaları varlık nedeni olarak gören ve ancak bu sayede dış yardım alabilen Gürcistan, saldırgan emellerinden vazgeçmedikçe bölgede barış ve istikrarın tesisi mümkün olmayacaktır.

Başta Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere Kafkasya’da barış ve istikrarın gelişmesini isteyen tüm devletleri Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlığını tanımaya ve Gürcistan'ı saldırgan tutumunu sürdürmeye teşvik eden açıklamalardan kaçınmaya davet ediyoruz.

Dışişleri Bakanlığımızı insan haklarının korunmasını dış politikanın temel prensiplerinden biri olarak benimsemesini ve bu doğrultuda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının temel haklarından olan seyahat ve akrabaları ile görüşme hakkını güvence altına almak üzere Abhazya'ya yönelik her türlü seyahat ve ulaşım kısıtlamasının bir an önce kaldırılmasını talep ediyoruz.

Kafkas Dernekleri Federasyonu yönetim Kurulu

Kaffed'den

  • Son Eklenenler
  • Çok Okunanlar
  • Rastgele