14 Mart Adıge Dili ve Edebiyatı Günü

14 Mart Adıge Dili ve Edebiyatı Günü
 
Federasyonumuz ve üye derneklerimiz tarafından 14 Mart Adıge Dili ve Edebiyatı Günü bu yıl da kutlanıyor. Dün soykırım, etnik temizlik, dağınık iskan ve asimilasyon politikalarının olumsuz etkisine maruz kalan dilimiz ve kültürümüz, bugün de kentleşme ve popüler kültür karşısında okullarda dil eğitiminin hala yeterli güvenceye alınamamış olması nedeniyle, ciddi risk altındadır.
 
Bu riski göğüsleyecek ve üstesinden gelecek bir toplumsal kimlik bilinci geliştirilmesi, bu bilinç etrafında örgütlü mücadele azminin yükseltilmesi konularını, gerek kurumlarımızda gerek ailelerimizde gündemimizin üst sıralarına taşımamız gerekiyor. Bu bilincin gerek anavatanımızdaki Cumhuriyetlerimizde gerekse başta en büyük nüfusumuzun bulunduğu Türkiye olmak üzere Diaspora ülkeleri arasında yaygınlaştırılması için daha fazla çalışmamız gerekiyor.
 
Dilimizin anavatanımızdan, orada gelişen bilimsel, edebi, sanatsal ve politik kaynaklardan kopuk bir şekilde yaşatılması ve anlamlı bir ölçekte geliştirilmesi mümkün değildir. Anavatanımız ile Türkiye ve diğer Diaspora ülkeleri arasında dil, sanat ve edebiyat alanlarındaki işbirlikleri artırılmalıdır. Anavatandan kopuk yaklaşımların dilimize ve kimliğimize de ket vuracağını bilerek bu gibi yaklaşımlara karşı toplumumuzun uyanık olması özel önem taşımaktadır.
 
2013-2014 Eğitim-Öğretim yılında açılan Düzce Üniversitesi Çerkes Dili ve Edebiyatı Bölümü, ilk mezunlarını 2017 yılında vermiştir. 2018-2019 yılında Kayseri’de Erciyes Üniversitesi’nde, Çerkes Dili ve Kültürü Anabilim Dalı açılmıştır. 2012 yılından itibaren ortaöğretimde Çerkesce seçmeli ders olarak verilmeye başlanmıştır. Bu yıl, gönüllü hocalarımız tarafından 14 derneğimizde 15 Çerkesce sınıfı açılmıştır. 2018 yılından başlayarak Federasyonumuzun katkıları ve yerel Halk Eğitim Merkezlerinin işbirliği ile Çerkesce anadili kursları da açılmaya da başlanmış ve bu yıl 11 derneğimizde Halk Eğitim destekli 15 sınıf açılmıştır. 
 
Anadili eğitimi konusunda gerek ailelerimize gerek kurumlarımıza önemli görevler düşmektedir. Bir dilin yok oluşunun önlenmesi, sadece bireylerin, ailelerin ve Sivil Toplum Kuruluşlarımızın altından kalkabileceği bir yük değildir. Çeşitli vesilelerle gündeme getirdiğimiz gibi dilimize ve kimliğimize dair taleplerimizi demokratik kanallardan kamusal alanlara taşımalıyız, kamu kurumları ile karşılıklı saygıya dayalı yapıcı diyaloglar ile özellikle AB süreci ile elde edilen kazanımların geliştirilmesi için çalışmaya devam etmeliyiz.
 
İnkar ve asimilasyon politikalarından önemli ölçüde dönülmüş olması, merkezi ve yerel yönetimlerin pek çok hususta yapıcı desteklerinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu yaklaşımın tüm kamu kurum ve kuruluşları ile toplumun geneline yayılması en büyük arzumuzdur. Ancak demokratik bir toplum düzeninde tüm dil ve kültürlerin korunması ve geliştirilmesi hususunda kamu kurumları desteklemenin ötesine geçip doğrudan sorumluluk almalıdır. Bugüne kadar pek çok kurum ile yürüttüğümüz işbirliğinde olduğu gibi yarım asrı geçen kurumsal kapasitemiz ile böylesi bir demokratik anlayışa yönelecek tüm kamu kurumlarına desteğe hazırız. Bunun ilk adımı olarak da kamu yayıncısı olan TRT’nin Çerkesce TV kanalı açmasına yönelik uzun yıllara dayalı talebimizin hayata geçirilmesine dönük beklentimizi yeniliyoruz.
 
Kimliğimizi ve dilimizi koruma taleplerimizin, bir buçuk asırdır Türkiye’de birlikte yaşadığımız diğer kimliklere mensup dost ve komşularımız tarafından da büyük bir içtenlikle desteklenmesinden de özellikle mutluluk duyuyoruz. Küçük bir azınlığın zaman zaman sergilediği ve bilgisizliklerinden kaynaklandığına inandığımız nefret söylemine varan söylemleri ise demokrat ve vicdanlı çoğunluğun desteği karşısında göz ardı ediyoruz.
 
Ülkemizin demokratikleşmesi her kimlikten ve kesimden insanımızın lehinedir ve kamu yararınadır. Toplumsal barışı ve huzuru güçlendirecek olan yol da budur.
 
Bu duygu ve düşünceler ile atalarımızın bize mirası ve ülkemizin de kültürel bir zenginliği olan Adıge Dilini, tüm dünya halkları ile dayanışma içerisinde, nice 14 Mart’lara taşıyacağımız inancı ile, Adıge Dili ve Edebiyatı Günümüzü kutluyoruz.
 
KAFFED ANADİLİ KOMİSYONU
 
 
14 MART ADIGE DİLİ VE EDEBİYATI GÜNÜ
 
Adıge Dili ve Edebiyatı günü nasıl ortaya çıktı?
 
İlk Adıge Alfabesi 14 Mart 1853’te yayınlanmıştır. Alfabeyi yayınlayan akademik eğitim gören ilk Adıgelerden Bersey Wumar’dır.
 
Bersey Wumar kimdir?
  
Bersey Wumar, Adıgeler üzerinde bilimsel çalışma yapan ilk isimlerdendir. 1809 yılında Maykop’a yakın bir köyde bir Abzaxe ailede doğmuştur.
 
Bersey Wumar, 7 yaşındayken Türkiye’ye getirilir, oradan Mısır’a bir Osmanlı Paşasının yanına gönderilir.  Daha çocuk yaşta birden çok dili konuştuğu fark edilen, Mısır’da Fransızca dahil başka diller de öğrenen Wumar, Fransızcayı daha iyi öğrenmesi için Paris’e gönderilir ve orada üç yıl eğitim alır.
 
Anavatanını hiçbir zaman unutmayan ve her zaman geri dönmek isteyen Wumar, Rus Askeri Ataşeliğinde çevirmen olarak çalışmaya başlar. Yazı ve çeviri işleri görevini yürütürken, Ataşe çalışanlarıyla birlikte Kafkasya’ya döner, bir süre sonra bu kurumdan da ayrılarak Stavropol Lisesi’nde öğretmen olarak çalışmaya başlar.
 
Adıge dilinde okuma yazma öğretme amaçlı ilk Adıge Alfabesini oluşturur. Bu alfabe Bıtırbıf Akademisi’nde hemen kabul edildikten sonra, Wumar, devlet görevlisi olarak alfabe kitabını bastırmaya Tiflis’e gönderilir.
Wumar’ın Arap harfleriyle bastırdığı ilk alfabe kitabı Stavropol Lisesi’nde farklı halklardan öğrencilere de okutulmuştur.
 
İlk alfabe, yayınlandıktan 5 yıl sonra Kiril harflerine uyarlanır. Wumar bu alfabeyi kullanarak dilbilgisi kurallarını yazmak ve Adıge Edebiyatını işlemekle kalmaz, liselerde de okutulan Xabze konulu bir kitap da yazar.  
Bersey Wumar’ın, Maykopta, Adıge Devlet Üniversitesinde bir anıtı bulunmaktadır.
 
Bilimin ve eğitimin öneminin farkında olmalıyız. Bilim, dünya üzerinde farklı halkların ve dillerin farklı olduğunu anlatır. Bilimin ışık tuttuğu bir dünyada bütün halklarla bir arada yaşamayı diliyoruz. 
 
Prof. Dr. Mira Xakıhemizova 
 
Türkçeye çevirisi: Dr. Öğretim Üyesi Dzıbe Fehmi Altın
 
 
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
 
Непэ, Гъэтхапэм и 14-р, адыгэ тхыбзэмрэ адыгэ АLFABE-мрэ ямафэу хэтэгъэунэфык1ы.
 
Сыд мы мафэр къызхэк1ыгъэр?
 
1855-рэ илъэсым март-гъэтхапэм и 14-м апэрэ адыгэ АLFABE-р къыдэк1ыгъ. Ар зэхэзгъэуцуагъэр, къыхязгъэутыгъэр ык1и ащк1э езгъэджэжьыгъэхэр Бэрсэй Умар.
 
Бэрсэу Умар апэрэ ш1эныгъэлэжь гъэсагъэу адыгэмэ я1агъэмэ ащыщ.
 
Ар 1809-рэ илъэсым Мыекъуапэ пэмычыжьэу абдзэхэ чылэ горэм къыдэхъухьагъ.
Илъэси 8-м итэу Тыркуем къащагъ, ащ ращи Мысыр пашам ращагъ.
К1элэ ныбжьык1эм акъыл чан зэри1эм гу лъити, пашам ар ригъэджагъ, бзэхэр ригъэш1агъ. 
Французыбзэр нахь дэгъоу зэригъэш1энэу Париж ыгъэк1уагъ. Ащ илъэсищэ къыщеджагъ.
Ау ихэку щыгъупшэщтыгъэп Умар, ащ къыгъэзэжьыным пае Францием щы1э  урыс посольствэм икъулыкъуш1э - бзэ зэдзэк1ак1оу  зарегъаштэ. 
Урысыдзэм к1ыгъоу Кавказ къегъэзэжьы, дзэм къыхэк1ыжьы, Ставрополь гимназием щыригъэджэнхэу регъажьэ.
Адыгабзэм и АLFABE-р щы1агъэпти, хабзэм иунашъок1э ар зэхегъэуцо.
АLFABE-р Бытырбыф Академием щауплъэк1у, дэгъук1э аштэ.
Ащ къынэуж Тифлис тхылъхэр зыщыхаутрэм ехьышъ, ащ 1855-рэ илъэсым мэзаем и 14-м хьазырэу къыхаутыгъэу къырещыжьы.
Джащ фэдэу хэбзэ 1офк1э хэутыгъэу адыгэ АLFABE-р щы1э мэхъу. Ар агъэфедэзэ Ставрополь гимназием щеджэрэ къушъхьэч1эс к1алэхэм адыгабзэр зэрагъаш1э. Edebiyat –ми 1оф даш1э.
Мы мафэр – Гъэтхапэм и 14-р - адыгэмэ ятхыбзэ мафэу тыдэк1и щыхагъэунэфык1ы.
Адыгэ хэум икъэлэ шъхьа1эу Мыекъуапэ Бэрсэй Умар исаугъэт Адыгэ къэралыгъо университетым илъэпкъ факультет ищагу щагъэуцугъ. Ар зисурэт техыгъэри Бырсыр Абдулахь.
Ш1эныгъэм уасэу и1эр къыдгуры1оу,
ш1эныгъэм ц1ыфхэр зэрэзэфищэхэрэр дгъэлъап1эу,
хэт  ыбзи  шъхьак1афэ етхэу Тхьашхом тегъэпсэу.
yukarı çık